MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat, düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanık ... ve mağdur ... müdafiinin temyiz dilekçesinin kapsam ve içeriğine göre ... hakkında yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile katılan sanık ... hakkında mağdur ...’a karşı yaralama suçundan verilen düşme kararını temyiz ettiği tespit edilerek yapılan incelemede;
I- Katılan sanık ... hakkında mağdur ...’a karşı kasten yaralama suçundan verilen düşme kararının temyiz incelemesinde;
Mağdur ...’ın 06/05/2014 tarihli duruşmada kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 237 ve 238. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak katılan sanık ... yönünden davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan mağdurun hükmü temyize hakkı bulunmadığından, mağdur sanık ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan sanık ... hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunun, bu kapsamda olmayan TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamı dışında kaldığı, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile, CMK’nın 253/3. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla mala zarar verme suçunun da uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olarak usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında, kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu ve atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, kasten yaralama suçunun maddi bir zarar meydana getirmemesi nedeni ile de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel koşullardan bir diğeri olan mağdurun maddi bir zararının olmadığı, sanık hakkında mahkemece "tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat hasıl olduğundan” cezasının ertelenmesine karar verilmesine karşın, gerekçede "Sanığın adli sicil kaydında HAGB kaydı olması” biçimindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.