MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/562 E., 2021/360 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... hakkında şikayetçi ...'a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 2009/403 Esas, 2013/97 Karar sayılı mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde yazılı ''suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi'' suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, ilâmdaki suçun uzlaşmaya tabi olması sebebiyle uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturularak anılan ilâm veya adlî sicil kaydında bir başka ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanıklar ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik; sanık ... hakkında ise şikayetçiler ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklar hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'a zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafi huzurunda alınması gerektiği, sanık ...'nun zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e,h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.