MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1414 E., 2021/1610 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Her ne kadar Tebliğname'de sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden uygulama ve görüş belirtilmiş ise, İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli ek kararı ile sanık ... müdafiinin, mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf isteminin reddine karar verildiği, ek kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği ve ek kararın istinaf edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik herhangi bir karar verilmediği belirlenmekle; ayrıca, UYAP'tan yapılan incelemede, Ticaret Bakanlığı - ... vekili Av. ...'ın 28.03.2022 tarihli dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesine hitaben istinaf isteminde bulunduğu ve dilekçede, sanık ... hakkında, iddianamede 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan dava açıldığı halde, mahkeme kararında anılan suçtan herhangi bir karar verilmediği belirtilerek istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmış ise de, İlk Derece Mahkemesinde yapılan 23.01.2020 tarihli 3. celse ara kararında, diğer sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davasının tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, temyize konu dosyada ise sadece sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümler kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık lehine hususların değerlendirilmediğine, sanığın samimi beyanı ve pişmanlığının dikkate alınmadığına, etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın alkolün tesiri altında iken atılı suçu işlediğine, pişman olduğuna, malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, sanıkların zorunlu müdafii bulunmaksızın alınan savunmaları ile yetinilip yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dava dosyasının, Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.