MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1440 E., 2022/2390 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığa ek savunma hakkı verilmeden suç vasfı değiştirilerek mahkûmiyet verildiğine, şikâyetçinin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, iddianamede yer almayan maddelerden ve değişen suç vasfından ek savunma hakkı verilmeksizin mahkûmiyet verildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığına, suçun nitelendirilmesinin hatalı olduğuna, şikâyetçinin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve suç kastının yoğunluğu nazara alınarak temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ile; dosya içeriğine göre, sanıkların olay gecesi farklı zamanlarda birden fazla defada katılanın hesabından sanıkların ve üçüncü kişinin banka hesaplarına para gönderdiklerinin anlaşıldığı olayda, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin payları oranında sanıklara yükletilmesi gerekirken, tüm yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderleriyle ilgili bölümündeki "sanıklardan eşit olarak alınarak” ibaresinin çıkartılıp, onun yerine “her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin payları oranında sanıklardan tahsili” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.