MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2080 E., 2021/3315 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli
Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçu işlemediği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçunun işlendiğine dair tanık ...'ün soyut iddiası dışında somut bir delil olmadığı, tanık beyanlarındaki çelişkinin giderilmediği, HTS kayıtlarını bilirkişi incelemesine tabi tutulmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hükmün bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
Katılanın iş yerinin üst katında yeğeni tanık ...'ün uyuduğu esnada, katılanın cep telefonunun çalındığı ve tanığın çalan kişiyi kaçarken görüp katılana tarif etmesi üzerine sanığın tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmediği, tanık ...'ün soruşturma safhasındaki beyanında dayısı olan katılanın işyerinin üst katında uyumakta iken bir ses duyarak uyandığını, bir şahsın evden çıktığını elinde de katılana ait cep telefonu olduğunu görüp peşinden gittiğini üzerine yürüyünce eve girdiğini, polisi aramayıp katılana haber verdiğini, şahsı tarif etmesi üzerine katılanın Facebook uygulamasında fotoğraf gösterdiğini daha önce sanayi bölgesinde gördüğü sanık olduğunu anladığını beyan ettiği ancak yargılama aşamasında olay gecesinde merdivenlerden ses geldiğini, o yöne koştuğunu, aşağıda bir aracın hazır olduğunu gördüğünü, elinde telefon olan şahsın araca binmeye çalıştığını, durmaları için bağırdığını, kendisine silah çekip dövmekle tehdit ettiklerini, aracın gri renkli renault marka araç olduğunu, olaydan sonra sanığın tanığı arayarak telefonu vereceğini ve Konak meydanına gelmesini söylediğini ancak telefonu vermediğini beyan ettiği, tanığın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu ve çelişkinin giderilmediği, suça konu cep telefonunun suç tarihi sonrasında herhangi bir hatla kullanımı bulunmadığının tespiti karşısında; sanığın olay tarihinde kullandığı cep telefonuna ilişkin baz istasyonlarını içerir iletişim tespiti kayıtlarının bilirkişiye tevdi ile sanığın cep telefonunun suç tarih ve saatinde katılana ait işyerinin bulunduğu yerden sinyal alıp almadığının tespiti gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.