MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2924 E., 2022/1512 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat, davanın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından, hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından; sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu hükümlerin de temyizi mümkün olmadığından; katılan vekili ile sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın evinde ve üzerinde ele geçen eşyalar dikkate alındığında, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın katılana ait ikametten çalınan eşyayı suç eşyası olduğunu bilerek kabul ettiğinin iddia edildiği somut olayda; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 28.09.2017 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III) Sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanıklar ... ile ...'in atılı suçlara fikir ve eylem birliği içinde iştirâk ettikleri hususunun dikkate alınmadığına ve sanıkların cezalandırılmaları yerine beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak verilen beraat kararları ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
IV) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hatalı olduğuna ve takdirî indirim nedenlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına; sanık ...'in temyiz isteminin, atılı suçla ilgisinin bulunmadığına, eksik araştırma sonucu hatalı karar verildiğine, yalancı tanık ifadesine itibar edilemeyeceğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan ...'ın 18.01.2017 günü ayrıldığı ve 24.01.2017 günü döndüğü ikametinden hırsızlık yapılması şeklinde gerçekleşen olayda; katılanın kardeşi ...'nun soruşturma aşamasında; 24.01.2017 günü saat 00.00 sıralarında kolluk görevlilerinin haber vermesi üzerine suça konu ikamete gittiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise yapılan hırsızlık sonucunda komşular tarafından saat 00.00 sıraları arandığını ifade ettiği, dosya içerisindeki tutanaklarda eylemin 23.01.20 17... . 00... .00 saatleri arasında gerçekleştiğinin belirtildiği, sanık ... ile diğer sanıkların ise suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; ...'nun aşamalardaki ifadeleri arasındaki çelişki ile suçun işlendiği saate dair bilgisi olup olmadığı hususunda ayrıntılı beyanı alınarak olayın gerçekleştiği saatin tespit edilmesinden sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.