MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1510 E., 2022/914 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,Onama, Düzeltilerek Onama
I. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ..., sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve yeterli delil olmadığı hâlde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek hüküm kurulduğuna, sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair diğer sanık ...'un atfı cürüm niteliğindeki savunması dışında bir delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, diğer sanık ...'un atfı cürüm niteliğindeki savunması dışında bir delil bulunmadığına, hükme esas alınan kriminal raporundaki görüntülerin net olmadığına, sanığın suç tarihinde Kırıkhan ilçesinde bulunduğuna, hakkında paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alına Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 02.12.2014 karar tarihli, 2014/409 Esas, 2014/240 Karar sayılı ilamının, temyize konu suç tarihinden sonra 11.04.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan ilâmın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesine göre tekerrüre esas teşkil etmediği ve adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen anılan hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan; hükmün B-1 kısmındaki " Sanık Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2014/409 Esas, 2014/240 Karar Sayılı ilamı ile verilen 3600 TL adli para cezası ile mahkumiyeti tekerrüre esas olduğundan TCK.nın 58/6 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin iseAdana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.