MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/853 E., 2022/2398 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında, Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli, 2021/1621 Esas ve 2022/366 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 1 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 116/1. maddesi uyarınca, sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, kamera görüntüsündeki şahsın sanık olmadığına dair raporun bulunduğuna, dosya kapsamında somut delilin bulunmadığına, var olan delillerin de yeterince incelenmediğine, sanığın kovuşturma aşamasındaki beyanının dikkate alınması gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç yeri olan Eskişehir'de suç tarihi itibarîyla yaz saati uygulaması da dikkate alındığında UYAP'a göre güneş doğuş saatinin 06.21 olması ve eylemin saat 05.15 sıralarında gerçekleştirilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilmeyerek, Bölge Adliye Mahkemesince suç yerinin Ankara olduğu şeklindeki yanlış değerlendirme ile "Sanık eylemini gece vakti işlediğinden cezasında TCK'nın 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, " paragrafının hükümden tamamen çıkarılmasına karar verilmiş olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Her ne kadar hüküm tarihi itibarîyla sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmemiş ise de, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda bir isabetsizlik görülmemiş,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; yukarıda anılan düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "5275 sayılı CGTİHK'nun 108/3 maddesi uyarınca 2. defa tekerrür hükümlerinin uygulanması sebebiyle koşullu salıverilmesine yer olmadığına," ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.