MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1766 E., 2022/2988 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili aleyhine suçu işlediğini gösterir somut delil bulunmadığına, olay yerini gösteren kameralar incelendiğinde müvekkilinin veya diğer sanıklardan hiçbirinin teşhis edilemediğine, müvekkilinin motosikletin bagaj kutusunun atıl halde bulduğunu yargılamanın her aşamasında ısrarla dile getirdiğine, suç işleme kastı bulunmadığına, sahipsiz olduğunu düşündüğü motosiklet bagaj kutusunu alıp, facebook sitesi aracılığıyla satılığa çıkarttığına, bagaj kutusunun çalıntı olduğunu bilmemekle birlikte, bilseydi dahi işlenen eylemin TCK'nın 165. maddesi gereği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağına, TCK'nın 165. maddesinin uzlaşma hükümlerine tabi olduğuna, müvekkilinin müştekinin zararını gidermeyi teklif ettiğine, müşteki yargılamanın hiçbir aşamasında ne kadar zararı olduğunu dile getirmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müştekinin zararının karşılanmış olmasının ve şikâyetinden vazgeçmiş olmasının sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına, sanıkların teşhisinin usûl ve kanuna aykırı olarak yapıldığına, sanığın motosiklet çalınması olayı ile bir ilgisinin olmadığına, motosiklet bagaj kutusunu terk edilmiş vaziyette bulduklarına, sanık ...'ın da karakol ve savcılık ifadelerinin çelişkili olduğuna, bu nedenle buna da itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği de tanıkların ifadelerindeki bu çelişkilerin sanığın lehine yorumlanması gerektiğine, motosikleti sanıkların çaldığına dair somut hiçbir delil bulunmadığına, elde edilen kamera görüntülerinden sanıkların teşhisinin net olarak yapılamadığına, müşteki ...`in kovuşturma aşamasında, Uğur isimli bisiklet ve motosiklet tamircisinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında ifadesinin alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bagaj kutusunun çalıntı olduğunu bilmemekle birlikte, bilseydi dahi işlenen eylemin TCK'nın 165. maddesi gereği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağına, anılan maddenin uzlaşma hükümlerine tabi olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "... Araştırma Hastanesinin 15.10.2010 tarihli raporunda müvekkilinin mental reterdasyon (zeka yetersizliği) nedeniyle Türk Ceza Kanunu madde 32/1 kapsamında olduğunun tespit edildiğine, yine ... Araştırma Hastanesi`nin 17.05.2013 tarihli raporunda müvekkilinin üzerine atılı yağma suçuna ilişkin olarak mental reterdasyon (zeka yetersizliği) nedeniyle müvekkilinin TCK madde 32/1 kapsamında olduğunu tespit edildiğine, ... Askeri Hastanesi Baştabipliğinin 09.04.2014 tarihli raporunda müvekkilinin mental reterdasyon (zeka yetersizliği) tanısı aldığına ve 10 askeri hekimin onayıyla askerliğe elverişli olmamasından mütevellit askerlikten men edildiğine, askeri tıp kaideleri gereğince askeri tıbbın teşhis koyduğu askerlikten men ettirecek sağlık problemlerinin ağırlığının sivil tıbbın teşhis koyduğu sağlık problemlerine göre çok daha ağır olması gerektiğine, dava konusu olay sonrasında ise ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 11.08.2017 tarihli raporuyla müvekkilinin cezai ehliyetinin tam olduğunu tespit edemediğine, müvekkilinin önceki sağlık raporları göz önüne alındığında müvekkilinin cezai ehliyetinin tam olduğuna dair tüm şüphelerin giderilmediğine, mahkemenin beraat kararına hükmetmemesi halinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin TCK madde 32 kapsamında olması gerektiğine, dava konusu olayda çalındığı iddia edilen motosiklet üzerinde ve ilgili hiç bir yerde müvekkilinin herhangi bir parmak izi ve aleyhine bir delil tespit edilemediğine, kamera kayıtları incelendiğinde görüntülerde müvekkilinin yer aldığına ve dava konusu motosikletin çalındığına ilişkin görüntü tespit edilemediğine, tanık İ.E.nin ifadelerinin sanıklar aleyhine delil ve hükme esas teşkil edemeyeceğine, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müvekkili hakkında usule, esasa ve hukuka uygun hiç bir delil bulunmadığına", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I - Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II - Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesince tayin edilen cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilmesine karşın, sanığın savunması alınmadan, 5271 sayılı CMK'nın 282/1-f maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.