MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1394 E., 2022/1820 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli ve 2018/496 Esas, 2018/946 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e ve 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli, 2019/969 Esas, 2020/939 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozma kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine 05.04.2021 tarihli ve 2020/489 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin "somut gerçeğin aydınlatılmadığına, sanığın olay yerinde DNA'sı ile eşleşen sigara izmaritlerinin varlığına karşın özel bir mülk içerisinde işlenen suçun cezasız kaldığına, sanığın olay yerinde ne sebeple bulunduğunu açıklayamadığına, olay yerinde bulunan izmaritlerin kesin delil olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, suçun işlendiği yerde bulunan sigara izmaritlerinden hareketle DNA analizi yoluyla elde edilen delil karşısında, suçun işlendiği yere hiç gitmediği, zaman zaman birlikte oturduğu kahvehaneye gelen ve husumetli olduğunu ifade ettiği U.A. isimli şahıs tarafından izmaritlerin atılmış olabileceği yolundaki savunması karşısında; sanığın, suçun işlendiği zaman aralığında, suç yeri civarında bulunup bulunmadığına ilişkin arama, aranma ve baz istasyonu bilgilerini içeren HTS kayıtları istenip değerlendirilmeden yine izmaritleri attığını iddia ettiği U.A.'nın suç tarihinde kullandığı cep telefonları belirlenerek arama, aranma ve baz istasyonlarını içeren HTS kayıtları istenip aynı şekilde değerlendirilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.