MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/898 E., 2022/2543 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, suça iştirak iradesinin bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verildiğine"; sanık ...'nin temyiz isteminin "lehe hükümlerin uygulanmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Dosya içerisinde mevcut olan 17.12.2019 tarihli Kamera Görüntüsü İnceleme ve Tespit Tutanağına göre, sanıkların eylemlerini saat 18.59’da gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, 15.12.2019’da gece vaktinin saat 18.50'da başlayıp, saat 07.09’da bittiğinin, dolayısıyla suçun gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2.5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'ye hırsızlık suçundan zorunlu müdafii atanması, savunmasının müdafi huzurunda alınması ve zorunlu müdafinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3.Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutarı kadar ayrı ayrı yükletilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.