MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/764 E. 2023/330 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında mağdur ... hakkında bozma öncesinde verilen beraat kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği, zirâ Yargıtay 6. Ceza Dairesi bozma ilamında da sadece mahkûmiyet hükümlerinin temyizen incelenerek hükümlerin bozulduğu anlaşılmakla, bu suç açısından sanıklar hakkında bozma sonrası yeniden kurulan beraat hükümlerinin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede;
I)Sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ... ve mağdur ...'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Mahkemece sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak, sanıkların şahsi ve sosyal durumunu belirtmişse de, temel cezanın belirlenmesine ilişkin 5237 sayılı TCK'nun 61/1. maddesinde yer alan kriterler arasında sanığın şahsi ve sosyal durumunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, bahse konu maddeye aykırı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarih, 2015/1 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından "sanığın şahsi ve sosyal durumu" ibareleri çıkartılarak ve yine sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan hüküm fıkraları çıkartılarak, yerlerine "Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.02.2015 tarih, 2015/1 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 13... gün hapis cezasından dolayı sanık hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarına ilişkin kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde
Sanıkların aşamalarda ısrarlı şekilde suçlamaları reddettikleri, olay yerinden elde edilen ayakkabı izi ile sanıklardan Masum'dan elde edilen ayakkabının karşılaştırılmasına yönelik tanzim edilen Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarı uzmanlık raporunda, benzerlikler bulunsa da kesin sonuç bildirmenin mümkün olmadığına dair kanaat bildirilmesi karşısında, sanıkların savunmasının aksini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmaması karşısında, sanıkların beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oy birliğiyle alınan karar 30.12.2025 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Beytullah Özer önünde, sanıklar müdafiinin yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı; dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde karar verildi.