MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2684 E., 2022/2064 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin "Dairece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar açıklanırken, önceki hükmün aynen açıklanması gerekirken, CMK. 231/11. maddesine aykırı davranılarak sanık hakkındaki ilk hükümde uygulanmayan TCK. 145. maddesinden indirim yapmasının usul ve yasaya aykırı görüldüğüne, Dairenin karar gerekçesinde belirttiği, HAGB kararı açıklanırken maddi hesap hataları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/4. maddesinde öngörülen usul ekonomisinin bir gereği olarak düzeltilmesi buna göre mahkemece hüküm açıklanırken, eylemin açıkça suç teşkil etmemesi halinde beraat kararı veya kovuşturma şartının bulunmadığının anlaşılması halinde düşme kararı verilebileceği gibi yerine tedbire çevirme zorunluluğuna uyulmaması durumunda da bu zorunluluk gereğinin yerine getirilmesi, keza örneğin suça sürüklenen çocuk bakımından cezada yaş nedeniyle indirim yapılması unutulduğunda hüküm açıklanırken yaş indiriminin yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiği yönündeki daire gerekçesine katılmakla birlikte bu hükmün uygulama alanın dar olarak yorumlanması gerektiğine, zira somut olayda değer azlığı ilk kararda uygulanmadığı, ilk kararda uygulanması gereken bu maddenin zorunlu olarak uygulanması gereken madde olmadığı, yargı merciinin takdirine ve yoruma dayalı olarak cezanın uygulaması gereken madde olduğu, HAGB kararında uygulanmayan maddenin hüküm açıklanırken uygulanması yasaya ve derece yargılamasına aykırı olduğuna, aksi durumda mahkemenin kendi kararını kaldırıp yeni hüküm tesisi durumunu oluşturduğuna, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı görüldüğüne" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak, hükmün açıklanması durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca eski hükmün aynen açıklanması gerekirken, önceki hükümden farklı şekilde, hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.