MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1596 E., 2022/2826 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin olay yerinde bulunmadığına ve aracı kullanan ... isimli şahıs tarafından suçun işlendiğine, eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, müvekkili hakkında verilen cezanın yerinde olmadığına" sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin zararın bir kısmını karşıladığına, samimi beyanlarda bulunduğuna, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine ve ... isimli şahsın sanığı yolda görüp yanına geldiğine, sanığın araca bindiğine ve ardından ... isimli şahsın araçla kaza yaptığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık ... müdafiinin 13.07.2021 tarihli dilekçesinde "... asliye hukuk mahkemesinin 2020/161 esas sayılı dosyasında duruşmam olması nedeniyle duruşmaya katılamayacağımı bildirir mazeretimizin kabulü ile yokluğumuzda karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 13.07.2021 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık ... müdafiinin mazeret bildirdiği belirtilerek bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin okunup dosyasına konulduğunun belirtildiği nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle müdafiinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafiin yokluğunda karar verilebileceğine ilişkin dilekçesi nazara alınarak Cumhuriyet savcısının mütalaasına ilişkin savunma alınması gerektiğinin de gözetilmeden duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafii de görevlendirilmeden beyanları sanık ...'ın hukukî durumunu etkileme ihtimali bulunan sanık ... müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Kabule göre de;
Katılanın 13.07.2021 tarihli celse de "sanıklar bana bir önceki duruşma çıkışında 1.000,00 TL para verdiler" şeklinde ki beyanı ile sanık ...'ın 13.07.2021 tarihli celsede ki " ben müşteki ...'a elden 1.000,00 TL para vermiştim, uzlaşmaya çalıştım ancak karşı taraf uzlaşmadı, ...'tan da para alacağını biliyordum ancak alıp almadığını bilmiyorum" şeklindeki beyanları dikkate alındığında, iştirak hâlinde işlenen hırsızlık suçunda kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılana kısmî iadeye muvafakatının olup olmadığı ve yapılan ödemenin kim tarafından yapıldığı sorularak, sonucuna göre hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren ... 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.