MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3374 E., 2022/3892 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, iade, bozma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, ret
I- Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesinde yer verilen "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir." hükmü dikkate alınarak atılı suçlardan verilen bozma kararının temyizi kabil olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden yapılan incelemede
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar itirazı kabil kararlardan olup, UYAP'tan yapılan sorgulamada iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itirazın reddi suretiyle 03.08.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin anılan karara yönelik temyiz istemi ile ilgili inceleme yapılmasına yer olmadığına, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
III- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine dair İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli ve 2021/3374 Esas, 2022/3892 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
IV- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin "kararın hatalı olduğuna, diğer sanık ...'nin olayla bir ilgisinin bulunmadığına, kamera kayıtlarının sanık ...'nin suçsuz kendisinin ise suçlu olduğunu gösterdiğine ve suçunu ikrar ettiğine"; Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, somut bir delil bulunmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Kamera kayıtlarına göre suça konu aracın saat 06.14 sıralarında çalındığının anlaşılması ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde Turhal'da gündüz vaktinin saat 06.50'de başladığının anlaşılması karşısında; eylemin gece vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-d, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'a zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınması ve müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanık ...'ın zorunlu müdafii hazır bulunmaksızın alınan ve diğer sanık ...'ın hukukî durumu yönünden de hükme esas alınan savunması ile yetinilmesi ve hükümlerin açıklanması suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.