MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1433 E., 2022/1396 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında yanlış değerlendirmelerle lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın samimi beyanda bulunduğuna, katılan ...'un çekmecesinden 9.800,00 TL paranın alındığı beyanının gerçeği yansıtmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeyerek TCK'nın 168. maddesinin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde sürekli devam eden yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, güneşin doğuş saatinin 08.22 olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 07.22'de sona erdiği, dosyada mevcut CD İnceleme Çözüm ve Tespit Tutanağında belirtilen kamera saati tespiti ve sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasına göre, hırsızlık suçunun 10.01.2022 günü saat 06.04-06.35 arasında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
2. Dosya içeriğine göre, sanığın hırsızlık yapılan ... Üniversitesi ... İşletme Fakültesinde hizmetli memur olarak çalıştığı, aynı üniversitenin İşletme Fakültesi ve Sağlık Meslek Yüksek Okulu birimlerinin aynı binada hizmet verdiği, sanığın suç tarihinde giriş kattaki pencereyi zorlayarak Sağlık Meslek Yüksek Okulu öğrenci işleri odasına girdiği, buradan 100,00 TL para ve diğer odaların anahtarlarını çaldığı, sonra 2. katta Sağlık Meslek Yüksek Okulu sekreteri olan şikâyetçi ...'ın odasının kapısını anahtar ile açarak içeriye girip, çekmeceden yaklaşık 300,00 TL civarında para ve 1 adet Kingston marka 32 GB'lık flash belleği çaldığı, daha sonra aynı katta bulunan İşletme Fakültesi idarecisi olan katılan ...'nin odasının kapısını anahtarla açıp kilitli çekmeceden katılana ait 9.800,00 TL para, evraklar, flash bellek ve depo anahtarını çaldığı, sonra İşletme Fakültesinde öğretim üyesi olan şikâyetçi ...'in odasının kapısını açıp Scrikss marka kutulu kalem ve dekor olarak kullanılan eski haberleşme cihazını çaldığı, daha sonra bodrum kata inip Sağlık Meslek Yüksek Okuluna ait depoyu ve İşletme Fakültesine ait depoyu anahtarla açarak her iki depodan üniversiteye ait çeşitli bilgisayar kasası, monitör, bilgisayar, klavye, adaptör, kalem gibi eşyaları çaldığının anlaşıldığı olayda; her ne kadar mahkemece yukarıda anlatılan tüm eylemler için tek hırsızlık suçundan hüküm kurulmuş ise de, sanığın aynı üniversitede hizmetli olarak çalışması ve şikayetçiler ile katılanın oda kapılarında isimlerinin bulunması hususları bir arada nazara alınarak, sanığın çaldığı şahıslara ait eşya ve para ile kuruma ait malzemenin farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekmektedir.
Buna göre, sanığın birinci eyleminin, Sağlık Meslek Yüksek Okulu Öğrenci İşleri Odasından para ve anahtarların çalınması ile bodrum katta bölüm depolarından malzemelerin çalınması eylemi olup, atılı suçun, suçtan zarar gören ... Üniversitesi Rektörlüğüne karşı işlendiği; sanığın ikinci eyleminin, şikâyetçi ...'ın odasından yaklaşık 300,00 TL para ve 1 adet flash bellek çalması eylemi olduğu; sanığın üçüncü eyleminin katılan ...'nin odasından 9.800,00 TL para, evraklar ve flash bellek çalması eylemi olduğu; sanığın dördüncü eyleminin şikâyetçi ...'in odasından 1 adet Scrikss marka kutulu kalem ve dekor olarak kullanılan eski haberleşme cihazını çalması eylemi olduğu gözetilerek, ek savunma hakkı da verilerek, sanık hakkında dört ayrı hırsızlık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yeterli gerekçe de gösterilmeden tek hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
3. Dosya içeriğine göre sanığın olaydan sonra yakalandığında, çaldığı malzemelerin bir kısmını emanet olarak bıraktığı tanık ... 'ın evini gösterdiği, suçtan zarar gören kuruma ait bir kısım malzemenin tanık ...'dan rızaen temin edildiği, sanığın bir kısım malzemeleri de sattığı tanık ... 'ın işyerini gösterdiği ve tanık ...'dan bir kısım malzemenin rızaen temin edildiği, tanık ...'ın zararının sanık tarafından giderildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığından, suçtan zarar gören ... Üniversitesi Rektörlüğüne karşı işlenen hırsızlık suçunda soruşturma aşamasında gerçekleştirilen iadenin kısmî iade niteliğinde olduğu kabul edilmekle, soruşturma aşamasında gerçekleştirilen kısmî iade nedeniyle suçtan zarar gören ... Üniversitesi Rektörlüğünden, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile; şikâyetçiler ... ile ...'den çalınan eşyaların sanığın yer göstermesi ile tanık ...'dan temin edildiği ve şikâyetçilerin kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında zararlarının bulunmadığını beyan etmeleri de nazara alınarak şikâyetçiler ... ve ...'e karşı hırsızlık suçları yönünden ise soruşturma aşamasında gerçekleştirilen tam iade olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dava dosyasının, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.