MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4108 E., 2023/313 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, olayla ilgisinin olmadığına, aracın dış yüzeyinden parmak izinin çıkmasının mahkûmiyet için yeterli olmadığına, kamera görüntüleri bulunduğundan bahisle suçun gece işlendiğinin kabul edildiğine, kamerada ne görüntü ne de gece olduğunun belli olmadığına, kamera kayıtlarının tekrar incelenmesinin gerektiğine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, parmak izinin aracın dış yüzeyinde bulunduğuna, araç içinde parmak izine rastlanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, kamera görüntülerinin uzman bilirkişi aracılığıyla incelenmeden eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, UYAP'ta "Tarafın Tutukluluk Bilgisi" kısmından yapılan incelemede, sanığın suç tarihi olan 22.01.2021 tarihini de kapsar şekilde İzmir 2 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda "tutuklu" olarak bulunduğunun kayıtlı olduğu belirlendiğinden, ilgili cezaevi müdürlüğünden sanığın suç tarihinde fiilen cezaevinde bulunup bulunmadığı, firar veya izinli olup olmadığının sorulup, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca, dava dosyasının, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.