İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/1256 E., 2016/489 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN: İçişleri Bakanlığı
SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve suçtan zarar gören Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizce yapılan iade işlemi üzerine şikâyetçi kurum vekilinin 19.06.2023 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın tehdit eylemini olay yerinde bulunan kamu görevlisi polislere karşı değil, Arlı Vinç adlı işyerinde işçi olarak çalışan katılan ...'ya karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından, Tebliğname'deki "2-a. No'lu" bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2. Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, tehdit ve hakaret suçlarından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer ... "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 179/3-2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için Yerel Mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
4. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer ... “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 saylı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve tehdit suçları yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.