MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/189 E., 2023/230 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili sanığın olayların meydana geldiği gece, çalıştığı işyerinden 20.30 gibi ayrılıp, Batıkent'te bulunan boş araziye gidip ... adındaki arkadaşıyla bira içip 00.00 gibi de eve döndüğüne, bu yönde hem müvekkilinin işten çıkış saati hem de arkadaşıyla geç saate kadar oturduğuna dair tanıklar mevcut olup taleplerine rağmen bu tanıkların dinlenmediğine, müvekkilinin olay esnasında başka yerde bulunmasının, olay yerindeki kamera kayıtlarında net olarak herhangi bir sahsın yüzünün tespit edilemediğine, kamera kayıtlarında görünen kişinin bire bir sanık ... ile uyuşmadığına, aralarında sadece benzerlik olabileceğine ve olay yeri görüntülerine istinaden somut bir delil oluşmadığı açıkken sadece benzerlik ve varsayımlar üzerine hüküm kurulduğuna, bu yönüyle istinafın vermiş olduğu mahkûmiyet kararının soyut ve varsayımsal yorumlar üzerine olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, adalete olan inancı büyük oranda sarstığına, çünkü müvekkilinin cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada, katılanın tekrar başka bir hırsızlık olayı ile müvekkiline suç yüklediğine; ancak şikâyet tarihinde müvekkilinin zaten cezaevinde olduğundan, dolayısıyla böyle bir durumun yaşanması mümkün olmayacağı için söz konusu suçlamanın asılsız kaldığına, bu durumun katılanın söz konusu asılsız suçlamayı yapmasında aralarında husumetin olduğunun göstergesi olduğuna, yine olay tarihinde suça karıştığı iddia olunan diğer şahıslar hakkında ne tür bir işlem yapıldığı belli olmayıp beyanlarına dahi başvurulmadığına, müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde hangi gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığının açıklanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.