MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/768 E., 2022/1278 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "dosyada, herhangi bir tanık beyanı veya delil değişmediğine ya da eklenmediğine, hatta duruşma açılıp davanın yeniden görülmesine karar verildiği halde mahkûmiyet kararına dayanak yapılan tanık H.A.'nın istinaf mahkemesince yeniden dinlenme gereği bile duyulmadığına, aracın müvekkili adına kayıtlı olmasının hırsızlık suçunu işlediği, bu olaya karıştığı anlamına gelmediğine, müvekkilinin savunmasının aksini gösterir bir delil dosyada yokken savunmanın ispatlanması değil, savunmanın aksinin ispatlanması kuralken mahkemenin müvekkilinin savunmasına suçtan kurtulmaya yönelik demek suretiyle itibar etmemesinin isabetli bir değerlendirme olmadığına, tanık H.A.'nın teşhisinin soruşturma aşamasında fotoğraf üzerinden yapılmış olan, kovuşturma aşamasında bir kez bile tanık ve müvekkilin yüzleştirilmediği müvekkili kesin olarak teşhis edip etmediğinin teyit edilip, doğrulanmadığı eksik, yetersiz, muğlak, mahkûmiyet için yeterli olmayan bir delil olduğuna, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte TCK 141/1. maddesi yerine TCK 142/2-h maddesinin uygulanmış olmasının da hukuka aykırı olduğuna, suçun gece vakti işlendiği kesin olarak belirlenemediği halde TCK 143. maddesi uygulanarak fazla ceza tesis edildiğine, ceza mahkemesinin önyargı ile hareket ederek kişinin suçu işlediği inancı veya varsayımı ile karar vermemesi gerektiğine, kişi özgürlüğünün kısıtlanması gibi çok önemli bir karar verilirken delillerin kuvvetli olması ve suçu işlediği mahkemece ispatlanmış olması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.