MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2337 E., 2022/3657 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "somut olay bakımından tespit edilen hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın istinaf mahkemesi tarafından düzeltilerek esastan ret kararı verilebilmesine imkan bulunmadığına, verilen karara dayanak olarak CMK'nın 280/1-a ve 280/1-c maddeleri gösterilmişse de belirtilen kanun maddelerinin mevcut durumda uygulanamayacağına, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf mahkemesince düzeltilerek esastan ret kararı verilecek hallerin temyize dosya bakımından uygulanabilmesine imkan bulunmadığına, CMK'da istinaf mahkemelerinin "düzeltilerek esastan ret kararı" verebilecekleri hallerin sınırlı ve açık bir biçimde sayıldığına, yalnızca belirtilen haller söz konusu olduğunda istinaf mahkemelerinin düzeltilerek esastan ret kararı verebileceğine, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca istinaf mahkemesince yapılan inceleme neticesinde somut olayda suç vasfının değişmesi, cezanın azaltılması ve arttırılması gibi diğer tüm hallerde davanın duruşmalı olarak yeniden görülmesine karar verileceğine, yerel mahkeme kararında müvekkilinin katılana ait 5 adet bileziği kendisine ait olan evden çaldığı gerekçesi ile TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca asgari hadden cezalandırılmasına hükmedildiğine, belirtilen tarihte müvekkili ile katılanın ablasının evlilik birliğinin devam ettiğine ve yaşandığı iddia olunan söz konusu olayların katılanın ablası ile müvekkilinin birlikte yaşadığı ikamette gerçekleştiğine, yani söz konusu hırsızlık iddiasının gerçekleştiği yerin aslında müvekkilinin kendi evi olduğuna, müvekkilinin aşamalarda da beyan ettiği gibi çalındığı iddia olunan altınların katılana ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığına, eşyalarını toplamak için geldiği sırada eşine ait olduğunu sandığı altınları da aldığını beyan ettiğine, müvekkilinin altınların katılana ait olduğunu bildiğine dair belirtilen gerekçenin somut delillerle ispatlanmadığına, yalnızca niyet okuması yapıldığına, TCK'nın 167. maddesinde evlilik birliği açısından aralarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında eşlerden biri zararına gerçekleştirilen hırsızlık suçlarında cezaya hükmedilmeyeceğinin düzenlendiğine, yani eşler arasında bir malın hangisine ait olduğuna ilişkin tereddüt yaşandığı hallerde dahi bu durumun şahsi cezasızlık sebebi olarak düzenlendiğine, suçun oluşumunda manevi unsur olan kast unsurunun bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek müvekkili hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin de usûl ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.