MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/280 E., 2023/601 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/280 Esas, 2023/601 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/820 Esas, 2022/943 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "Şikâyetçinin mağduriyetini gidermek ve zararını karşılamak için, verilen cezadan ailesinin olumsuz etkilenecek olması nedeniyle yeniden yargılanma yolunun açılmasını talep ettiğine, şikâyetçinin zararını mahkemede giderip, özür dilemek istediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "Sanığa isnat edilen suç bakımından dava dosyası içerisinde sanık aleyhine herhangi bir belge-bilgi bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi görmezden gelinerek, sanık aleyhine delil bulunmamasına rağmen sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca TCK'nın 145. maddesi anlamında herhangi bir araştırma yapılmadığına, sanığın üst hadden cezalandırılmasının, TCK'nın 168. maddesi hükmünün uygulanmamasının ve takdir haklarının sanık aleyhine kullanılmış olmasının herhangi bir gerekçesi yahut yasal dayanağı bulunmadığına, mükerrirliğe esas alınan dosyalar celp edilmeksizin ve incelenmeksizin hüküm kurulduğuna, ikrarın tek başına delil sayılmadığına, diğer somut delil veya delillerle desteklenmesi gerektiğine, ikrarın tamamlayıcı bir delil türü olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Seyyar satıcı olarak katılana sebze ve meyve satan sanığın, aldığı ürünler için eksik kalan parasını getirmek üzere ikametine giden katılanın peşinden giderek içerisinden para aldığı zarfı görmesi ve zarf içerisinde yüklü miktarda para olduğunu anlayarak katılandan su isteyip katılanın mutfağa gitmesini sağlayarak bu sırada ikamete girip paraların bulunduğu zarfı alması şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-a, h maddesi gereğince hüküm kurulması, her iki bentte öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adı Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi olmasına rağmen, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi olarak yazılması,
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/61 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilen 8 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün, temyiz edilmiş olması nedeniyle Yargıtay incelemesinde bulunduğu ve henüz kesinleşmediği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ancak aynı ilâmda konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca verilmiş ve 26.06.2019 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu ve bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Sanığın Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/61 Karar sayılı ilâmında yer alan ve 26.06.2019 tarihinde kesinleşen konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyeti nedeniyle TCK'nın 58/6-7. maddeleri gereğince 2. kez mükerrir sayılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.