MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/506 E., 2023/1657 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek kararın onanması, bozma
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 14.06.2023 tarihli ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.06.2023 tarihli ve 2023/... Esas, 2023/1657 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/506 Esas, 2023/1657 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, tebliğden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı ihtarıyla sanığa 25.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 05.06.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "kolluk tarafından tanzim edilen sanığın tespit edildiği tutanağın hukuka aykırı şekilde düzenlendiğine, hukuka aykırı elde edilen delilin yok hükmünde olduğuna, motosikletlerin çekilip çekilmediği, yedi emin otoparkında olması gereken motosikletin ne şekilde dışarı çıktığı, yedi emin tarafından herhangi bir ihbar yapılıp yapılmadığı ve motosikletlerin hangi gerekçe ile otoparka çekildiği tespit edilmeden hüküm kurulduğuna, sanık, tanık ve şikayetçi ifadelerindeki çelişkiler giderilmeden karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihinde tel örgüsü kesilmek suretiyle yediemin otoparkına girilerek 4 adet motosikletin çalındığı olayda, dosyada mevcut 26.05.2018, 28.05.20 18... .10.2018 tarihli Tutanak içeriklerine göre, 26.05.2018 tarihinde sanığın sokak üzerinde suça konu beyaz renkli ... marka motosikleti elleriyle iterek götürmekteyken seyir hâlinde olan polis ekiplerini görmesi üzerine motosikleti bırakarak kaçtığı ve motosikletin muhafaza altına alınarak şikâyetçiye teslim edildiği, 26.10.2018 tarihinde devriye görevini ifa eden polis ekiplerinin suça konu mavi renkli ... marka motosikleti boş arazide bularak şikâyetçiye teslim ettikleri, 13.06.2018 tarihinde ise başka bir hırsızlık olayına ilişkin anons üzerine olay yerine intikal eden polis ekiplerinin temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'un suça konu mavi renkli ... marka motosikletle yakalanarak muhafaza altına alınan motosikletin şikâyetçiye teslim edildiği, suça konu kırmızı renk Kanuni marka motosikletin ise ele geçirildiğine veya şikâyetçiye teslim edildiğine ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı, söz konusu motosikletlerin rızai iade olmadan ele geçirilmesi nedeniyle etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı; ancak şikâyetçinin 20.12.2018 tarihli duruşmada alınan beyanında çalınan motorların daha sonra tarafına geri getirildiğini ifade ederek 02.11.2021 tarihli duruşmada sanık hakkında kısmi iade hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunduğunu bildirdiğinin anlaşılması karşısında; suça konu kırmızı renkli Kanuni marka motosikletin şikâyetçiye iade edilip edilmediğinin, iade edilmesi hâlinde kim tarafından ve hangi tarihte iade edildiğinin şikâyetçi ve sanıktan sorulup, gerekmesi hâlinde kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Sanığa ait adlî sicil kaydında yer alan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2016 kesinleşme tarihli 2016/165 Esas, 2016/512 karar sayılı kararından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan kararda ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2014 kesinleşme, 16.02.2015 yerine getirme tarihli 2013/440 Esas, 2014/355 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasından dolayı sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca tekerrür uygulaması açısından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.