MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2155 E., 2022/2338 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama
I- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 19.09.2022 tarihli ve 2022/2155 Esas, 2022/2338 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 22.09.2022 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 29.09.2022 tarihli ve sonrasında 19.06.2023 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçeler ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz nedenlerinin suç işleme kastı bulunmadığına, suça iştirak iradesinin olmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne, eksik soruşturmaya dayalı kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de, hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı CMK'nun 299. maddesi gereğince duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1- Şikâyetçi ...'un 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1, 21/2, 35/2, kolluk vasıtası ile adres araştırması, ilanen tebligat sıralama ve yöntemine uygun olarak davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sanıklar ... ve ...'ın savunmasının alındığı 08.02.2022 tarihli duruşmada, diğer sanık ...'ün ise savunmasının alındığı 10.02.2022 tarihli duruşmada müdafii istemediklerini beyan etmeleri üzerine savunmalarının müdafii olmaksızın alındığı, sanıklara hükmün verildiği son celse olan 10.02.2022 tarihinde müdafii atanmakla birlikte, sanıklar ... ve ...'ın duruşmada hazır olmaması, diğer sanık ...'ın ise duruşmada hazır olmasına rağmen savunmalarının müdafii huzurunda yenilenmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde yeniden alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.