MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1726 E., 2023/1718 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I- Sanıklar hakkında şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'a yönelik kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Sanıklar hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, beraat kararı verilmesi, sanığın suçu kabul etmediği, delil olmadığı, ceza alt sınırdan belirlenerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 146. maddesinin uygulanması ve yargılama giderinin sanıklardan eşit tahsil edilemeyeceğine yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, suçun maddi ve manevi unsuru ile delil olmadığından beraat kararı verilmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 146. maddesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 9 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca 2/3 indirim yapılarak cezanın 3 yıl hapis yerine yazılı şekilde 3 yıl 3 ay hapis olarak belirlenmesi ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak cezanın 2 yıl 6 ay hapis yerine yazılı şekilde 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenip, hesap hatası yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümden, "sanık ...'nun 2 yıl 8 ay 15 gün hapis ve sanık ...'in ise 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yargılama giderlerine" ilişkin kısımlar çıkartılarak yerlerine, "Sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 9 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca 2/3 indirim yapılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.