MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1229 E., 2023/1301 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; Bölge Adliye Mahkemesinin eksik ve hatalı inceleme sonucu sanık hakkında vermiş olduğu kararın hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğuna, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kuşkudan sanık yararlanır ilkesine ve hukuka uygun olduğuna, son temizlik tarihinden üç buçuk ay sonra katılanların şikâyette bulunduklarına, aradan geçen zaman diliminde evlere bir çok kişinin girip çıkmasının muhtemel olduğuna, katılan ... sanığın banyoya kendini kitlediğini ve çıktığında şüpheli davrandığını iddia etmesine rağmen sanık banyodan çıkar çıkmaz banyoyu kontrol edip ziynet eşyalarının yerinde olup olmadığına bakmadığına, katılanların çocukları için ayrı ayrı doğum günü kutlaması düzenleyen sosyal kişiler olduğuna, bu nedenle evlerine bir çok kişi girip çıktığına, katılanların soyut iddiası dışında mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, parmak izinin bulunduğu kutu mücevher kutusu olmayıp gözlük kutusuna benzeyen sıradan bir kutu olduğuna, sanığın kutunun bulunduğu ebeveyn banyosunda da temizlik yaptığına, küçük kutunun bulunduğu büyük kutu ile küçük kutu üzerindeki tozları da alması sebebiyle, bu sırada parmak izinin çıkmasının hayatın olağan akışına uygun bir durum olduğuna, katılan ...'un ziynet eşyalarının bulunduğu yerde sanığın parmak izinin olmadığına, sanık üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiş olup, savunmasının aksini gösterir hiçbir delil elde edilmediğine, sanığın hali hazırda 30'dan fazla haneye temizliğe gittiğine, böyle bir iftira ile hiç karşılaşmadığına, katılan ...'un ziynet eşyalarının, sanık eve temizliğe gitmeden öncesinde de kayıp olduğuna, sanık katılanın evine ilk defa gittiğinde katılan üzerinde isim yazılı kolyesinin kayıp olduğunu ve bulması hâlinde kendisine vermesini istediğine, katılanın ve tanıkların beyanlarını doğrulayacak hiçbir maddi delil saptanamadığına, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Aynı sitede komşu olan katılanların evlerine ücreti karşılığında temizlikçi olarak giden sanığın katılanların evlerinden ziynet eşyaları çaldığının iddia edildiği somut olayda; sanığın atılı suçları işlemediğini beyan ettiği, sanıktan şüphelendiklerini beyan eden katılanların olayın sıcaklığı ile hemen altınlarını kontrol etmedikleri, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra sanık hakkında şikâyetçi oldukları, her ne kadar ...'ın evinin banyo kısmında bulunan kutu üzerinde sanığa ait parmak izi tespit edilmiş ise de, sanığın temizlik işi yapması ve kutunun temizlik yapılan banyoda bulunması nedeniyle parmak izinin çıkmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyetine dair hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.