MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1130 E., 2023/1111 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
SUÇLARIN TARİHİ : 21.05.2021
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/1130 Esas, 2023/1111 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/326 Esas, 2021/648 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 119/1-c. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl hapis; sanık ... hakkında aynı Kanun'un 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın çeşitli aşamalarda vermiş olduğu savunma ve beyanlarında üzerine atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmediğine, diğer sanığın her ne kadar müvekkili ile birlikte suç işlediğine dair ithamda bulunmuş olsa da müvekkili tarafından aralarında bulunan husumete dair de açıklamalarda bulunulduğuna, satın alan tanık S.C.'nin de beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığına, anlatımlarına dair hiçbir olgu ve olayı delillendiremediğine, müvekkilinin kamera görüntülerinde yer alan kişinin kendisi olmadığını savunduğuna, bu savunmanın aksine herhangi bir delil bulunmadığına, mahkûmiyetin yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğine, müvekkili hakkında kurulan hükmün alt sınırdan uzaklaşılmak ve herhangi lehe hüküm uygulanmamak suretiyle kurulduğuna, bu durumun da ceza yasalarına aykırılık teşkil ettiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın tüm aşamalarda samimi ikrarda bulunduğuna, suçun işleniş şeklini ve suçluları gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında açıkça ortaya koyarak, kamera kayıtları ile tespit edilemeyen diğer sanık ...’in tespit edilmesini ve bu şekilde diğer failin cezalandırılmasını sağladığına, bu nedenle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç tarihindeki suça konu televizyon ve görüntü kaydedici cihazın değerinin azlığı ve paranın alım gücü nazara alınarak, sanık hakkında belirlenen cezada TCK'nın 145. maddesi gereği indirim uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.