MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/360 E., 2022/1946 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/360 E., 2022/1946 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''suç tarihine göre dava zamanaşımı süresi dolduğuna, karar tarihine göre ceza zamanaşımı süresi dolduğuna, suç sanık tarafından işlenmediği halde sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, sanık hakkında verilen sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, iddianame, mütalaa ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, taraflar uzlaşmak istediklerini ifade etmelerine karşın uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına, dava dosyasında Hakim ve Zabıt Katibi imzalarının tam olmadığına, iddianamedeki sevk maddelerinin tamamı karşılanmadığına, sanığın yokluğunda toplanan delillerin sonradan sanığa bildirilmediğine, sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, çalınan eşyaların, dolayısıyla suç konusunun önem ve değeri, eylemin niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdit uygulanması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Drece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.