MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/790 E., 2023/536 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen 27.04.2023 tarihli ek karara yönelik sanık ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 27.04.2023 tarihli ve 2022/790 Esas, 2023/536 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “...temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/790 Esas, 2023/536 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'nın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II- Sanıklar haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ...'nın temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nun temyiz isteminin "ailesi tarafından katılanların tüm mal zararının ödenmesine rağmen duruşmada zararlarının yarısının ödenmediğini beyan ettiklerine, hüküm celsesinden haberinin olmadığına ve tarafına herhangi bir tebligat gelmediğine, kendini mahkemede ifade edemediğine, yokluğunda hüküm verildiğine, son savunmasının alınmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın pişman olduğunu ve bir daha yapmayacağını söylemesine rağmen indirim uygulanmadığına, sanığın zararı gidermesine karşın alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine"; sanık ...'nın temyiz isteminin "haksız yere ve suçu yokken ceza aldığına, yeterli inceleme yapılmadan hüküm verildiğine, tanıkla arasında husumet bulunması nedeniyle tarafını suçlayıcı ifade verdiğine, sanık ...'le arkadaşlığı ya da akrabalığı bulunmadığına, ...'in öfkeyle ceza almasına sebep olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "kararın yasal dayanaktan yoksun ve gerçeklerle bağdaşmadığına, sanığın atılı suçları işlediğine dair dosyada kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden vareste somut delil bulunmadığına, sanıkla ilgili teşhis ve parmak izi bulunmadığına, sanığın olay tarihinde evde olmasına karşın bu olayın üzerine yıkıldığına"; sanık ...'nın temyiz isteminin ise "atılı suçu işlemediğine, suçsuz yere tarafına ceza verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanıklar ... ve ...'nın savunmalarının zorunlu müdafii hazır olmadan alındığı anlaşılmış ise de, taraflarına zorunlu müdafii ataması yapıldığı ve müdafilerinin hazır bulunduğu 05.10.2021 tarihli oturumda beyanlarının alınarak müdafilerinin hukukî yardımından faydalandıklarının anlaşılması karşısında Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nun adlî sicil kaydında bulunan ikinci kez tekerrüre esas ilâmlardan, en ağırı olan Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 kesinleşme tarihli, 2016/621 Esas, 2017/30 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması gerekirken, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 kesinleşme tarihli, 2014/277 Esas, 2014/316 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ...'nın yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.