MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/374 E. ,2023/... K.
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3542 E. , 2019/... K.
SUÇLAR: Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I- Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan kurulan 28.03.2019 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık ... hakkında hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli 2017/1117 Esas, 2018/826 Karar sayılı hükmüne karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 28.03.2019 tarihli ve 2018/3542 Esas, 2019/783 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı sanığın temyiz talebinde bulunduğu; ancak Dairemizin 08.03.2022 tarih ve 2021/20302 Esas, 2022/3920 Karar sayılı kararında sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapıldığı ve sanık ... hakkındaki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan kurulan hükme ilişkin karar verilmediği anlaşıldığından; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan kurulan hükme yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin 28.03.2019 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ...'un temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2022 tarihli ve 329-797 sayılı ilâmında da açıklandığı üzere önceki kararı temyiz etmeyen veya temyiz talebi reddedilen hükümlünün sonraki hükmü temyiz edemeyeceğine ilişkin ilke ve kabulleri karşısında; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/20302 Esas, 2022/3920 Karar sayılı kararındaki diğer sanık yönünden yapılan bozmanın, 28.03.2019 tarihli kararı gerekçe göstermeden temyiz eden sanık ...'a sirayet ettirilmesinin, sanık ...'a bozmadan sonra verilen 27.01.2023 tarihli hükmü temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği sanık müdafiinin bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 280/3. maddesi gereği lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan sanık ... müdafiinin, bozma sonrası mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin aynıKanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanıkların uzun süredir tutuklu oldukları ve birbirleri ile irtibatı olan kimseler olmadıklarına, ağız birliği yahut fikir birliği içerisinde suçu birinin üstlenip diğerinin beraat etmesini de kararlaştırabilecek halde olmadıklarına, buna rağmen çok uzun bir süre geçtikten ve diğer sanık ... uyuşturucu etkisinden kurtulduktan sonra ''Ben olayın gerçekleştiği dönemde uyuşturucu bağımlısıydım. Adresini hatırlamadığım bir yerden kalorifer peteklerini çaldım. Olay ...'ın anlattığı şekilde gerçekleşmiştir.'' demesine rağmen mahkemece sanığın suçsuzluğuna inanılmadığına ve ceza verildiğine, mahkemece hem hatalı yargılama yürütüldüğüne hem de hatalı bir karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine yönelik olduğu belirlenerek ve Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş ise de, mahkemenin de fiilen bozma ilâmı gereğini yerine getirmek sureti ile karar verdiği ve kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu kabul edilerek, yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl 10 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılırken 7 yıl 21 ay yerine hesap hatası sonucu 8 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesi, daha sonraki uygulama nedeniyle sonuca etkili olmadığından, dosya içeriğine, 26.06.2016 tarihli tutanak ve 28.05.2018 tarihli duruşmada dinlenilen tutanak tanığı ...'in beyanlarına göre; devriye görevindeki tanık ve arkadaşına, iki kişinin el arabasıyla kalorifer peteklerini 1. ... Mahallesi ... Caddesi ... benzin istasyonu istikametine doğru götürdükleri ihbarı yapılması üzerine olay yerine gittikleri, kalorifer petekleri yüklü el arabası ile giden sanıkları gördükleri, yanlarına yaklaştıklarında sanıklardan adını sonradan öğrendikleri ...'in kaçtığı, sanık ...'un ise kaçmadan yakalandığı nazara alındığında; ihbar üzerine kesintisiz takip olmaksızın yakalanan sanıkların eylemlerinin tamamlandığı gözetilmeden, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca ... 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.