MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2354 E., 2023/2136 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, hakkında çalıntı motosiklet satın almaktan ceza verilmesi gerekirken bildirdiği tanığa ulaşılamaması nedeniyle hırsızlık suçundan ceza verildiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, dosya kapsamında sanığın suça konu motosikleti olay günü şikâyetçinin yaşadığı binanın bahçesinden aldığını gören herhangi bir tanık veya kamera kaydının bulunmadığı, somut delil elde edilmeksizin yalnızca mağdur beyanından yola çıkılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, motorun olay tarihinden iki gün sonra sanıktan ele geçirilmesi karşısında motoru çalan kişinin satmak için yeterli süresinin mevcut olduğu, sanığın motoru satın alırken yanında bulunduğunu beyan ettiği tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bileşik suç kuralları gereğince sanığa hem hırsızlık hem konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından ayrı ayrı ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, motosikletin ve bulunduğu bahçe kapısının kilitli olmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen suç tipinin oluşmadığı, sanık hakkında ceza tayin edilerek alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiği, duruşma esnasında mahkemeye yansıyan olumsuz bir davranışı mevcut olmamasına karşın takdiri indirim uygulanmadığı ve cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.