MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3011 E., 2023/1542 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Tebliğname'de her ne kadar sanık hakkında mala zarar verme suçundan görüş bildirilmiş ise de, sanık müdafiinin 17.04.2023 tarihli temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurunun esastan reddi kararına yönelik olduğu anlaşılmakla; temyiz incelemesinin kapsamının sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, olaya ilişkin kamera görüntülerinin 42 dakika ileri olması gibi şüpheli bir durumun bulunması nedeniyle şüphenin sanık lehine yorumlanarak eylemin gece vakti işlendiğinin kabul edilmemesi gerektiği, öte yandan sanığın samimi ikrarıyla aracın kilitli olmadığını savunduğu, kesin ve inandırıcı bir delille aksi kanıtlanmayıp şikâyetçinin aracın kilitli olduğuna dair soyut beyanına değer verildiği, ayrıca iade savunmasının göz ardı edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 09.12.2020 yerine 08.12.2020 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca hüküm celsesinde zorunlu müdafii bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Şikâyetçinin katılma talebi konusunda karar verilmeden yargılamaya devamla karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Germencik Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.