MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4176 E., 2023/1805 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık aleyhine şüpheden uzak, kesin, sanığın cezalandırılmasını gerektirecek bir delil bulunmadığı, sanığın savunmasından anlaşılacağı üzere atılı suçun sanık tarafından değil, sanık gibi ülkeye yasa dışı yollardan girmiş olan beraber kaldığı başka bir kişi tarafından işlendiği, bu şahsın sanığın kıyafetlerini giymesi nedeniyle teşhiste karışıklık yaşanmasının hayatın olağan akışında beklenebilecek bir durum olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine göre, sanığın eylemi, kimliği tespit edilemeyen diğer suç ortağı ile birlikte maske takarak gerçekleştirdiğinin ve olay yeri inceleme raporuna göre, iş yeri giriş kapısının orta kısmında zorlama ve kanırtma izleri bulunmakta olup kapının kilit dilinin dışarıda olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-f-h. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dava zamanaşımı içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.