MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2007/1472 Esas, 2016/499 Karar
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, O yer Cumhuriyet savcısı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU KARAR: Düzeltilerek onama
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/1465 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2023 tarihli ve KD-2023/83026 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Antalya E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı 02.06.2016 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp, yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli ve 2022/6-177 Esas, 2022/388 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığından ve kabule göre de, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesi uyarınca hükmolunan 3 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda 2 yıl 6 ay yerine 2 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi sebebiyle sanık hakkındaki düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar ve 26.05.2022 tarihli ve 2022/6-177 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı ilâmı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde de bulunmayan sanığın, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca, başka suçtan Antalya E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeden hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesinin ihlâli, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/1465 Esas, 2018/1729 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının KALDIRILMASINA,
3. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2007/1472 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararına yönelik O yer cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görülmekle diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği İtirazname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.