MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1835 E., 2023/1439 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.”, aynı Kanun’un 295/1. maddesinde yer alan “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.” şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından sanığa "gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek ek dilekçe ile ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla ek dilekçe gönderilmek suretiyle gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması gerektiği, aksi halde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin 23.06.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak yapıldığı, sanığın kanunî süre içerisinde 06.07.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, başka delil bulunmamasına rağmen sadece uzmanlık raporuna dayanılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dosya kapsamında sanığın aracın camını kırdığına dair herhangi bir delil bulunmadığı ve kamera görüntülerinde suçu işleyen kişinin yüzünün net olarak görülemediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "Sanığın ikinci kez mükerrir olması sebebiyle 5275 s. CGTİK' nun 108/3 maddesi gereğince sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "Sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.