MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/539 E., 2023/612 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, yeni hüküm tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Her ne kadar Tebliğname'de sanığın 20.03.2023 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.03.2023 tarihli kararını temyiz ettiği belirtilmişse de, dosyanın tetkikinde bahsi geçen dilekçenin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf yoluna başvuru dilekçesi olduğu belirlenerek.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmemesi sebebiyle sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Her ne kadar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin temyize konu kararında "...Mağdur ve sanığın ...’un kayınbirader ile enişte oldukları..." yazılmışsa da ... isimli bir şahsın dosyanın tarafı olmadığı, UYAP'tan temin edilen nüfus kayıt örneklerine göre suç tarihinde sanık ...'un kız kardeşi ... ...'in, şikayetçi ... ile evli olduğu anlaşılmakla bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Sanık ...'ın, hırsızlık suçuna konu otomobil adına ruhsatlı olan ve duruşmada da şikâyetinden vazgeçtiğini bildiren ...'ın eşi olan ...'nın kardeşi olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 167/2. fıkrasında yer alan "aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
" düzenlemesi ile aynı konutta birlikte yaşamak şartıyla bu düzenlemenin getirildiği, aynı konutta beraber yaşamayanların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, sanık ...'ın 06.02.2023 tarihli duruşmada "..ben annemle beraber yaşıyorum.." şeklindeki beyanı karşısında, sanık ile enişte kayınbirader ilişkisi şeklinde kayınhısımlığı bulunan sanığın, ... ile aynı konutta beraber yaşamadığının da anlaşıldığı, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 167/2. fıkra son cümlesindeki şahsî cezasızlık ve indirim sebeplerinden istifade edilemeyeceği ve atılı suçtan İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 167. maddesindeki düzenlemeye hatalı bir anlam yüklemek suretiyle şikâyet yokluğu sebebiyle aynı Kanun'un 167/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılarak, kamu davasının şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesine dair verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.