MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1253 E., 2023/1823 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, lehine hükümlerin uygulanmadığına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın ikrarının verilen cezada indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulmadığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosyada sanığın, katılanın müdür olduğu liseye gece sayılan saat 03.30 sıralarında zemin katta bulunan mescidinin camını sökmek suretiyle içeriye girdiği, 1. kata doğru merdivenlerden çıktığı ve müdür yardımcısı odalarına doğru ilerlediği, saat 03.34 sıralarında odalardan birine girdiği, saat 03.36 sıralarında diğer odaya girdiği, saat 03.53 sıralarında da farklı bir odaya girdiği, saat 05.55 sıralarında müdür odasına girdiği ve 06.04 sıralarında odadan çıkarak koridordan ayrıldığı, okul müdürü olan katılanın odasından dosya içerisindeki 20 TL ve birkaç lira bozuk para ile poşet dosya içerisindeki 3.500,00 TL’yi, müdür yardımcısı ...’in odasında masanın ilk çekmecesinde poşet içerisinde bulunan 14.000,00 TL’yi, müdür yardımcısı ...’ın odasında masanın ilk çekmecesinde bulunan 500,00 TL’yi, müdür yardımcısı ...’nun odasında cam kenarında bulunan bağış kutusunda bulunan bozuk paraları ve masanın ilk çekmecesinde bulunan 50,00 TL olmak üzere toplamda okula ait 19.000,00 TL parayı çaldığı, sanığın eylemlerinin 03. 36... .04 saat aralığında gerçekleştirdiği, eylemin gece gerçekleşmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı CMK'nın 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.