MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3304 E., 2023/158 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 27.02.2023 tarihli temyiz istemlerinin reddine ilişkin ek kararların tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediği belirlenerek hırsızlık suçuna hasren yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin '' suçtan doğan zararın kendi payına düşen kısmı olan 1.240 TL'yi katılana ödediğine''; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ''hırsızlık yapmadığına, diğer sanıklar arkadaşı olduğu için yanlarında bulunduğuna''; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ''samimi ikrarına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İştirak hâlinde işlenen hırsızlık suçlarında , şeriklerden bir ya da birkaçı suçtan kaynaklanan zararın bir kısmını iade veya tazmin yoluyla giderdiği , diğer şeriklerin de giderebileceği zarar miktarı bulunduğu hallerde zararın giderildiği aşama belirlenerek mağdurun bu aşamada kısmi iadede bulunan şerik hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra rıza göstermesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-2-4 maddesi gereği indirim yapılabileceği, kalan zararın giderilmesi yönünde katkı sağlamayan ve bu şekilde etkin pişmanlık göstermeyen diğer şerikler hakkında hiçbir şekilde aynı Kanun'un 168. maddesi gereğince indirim yapılamayacağı, yine iştirak halinde işlenen hırsızlık suçlarında, şeriklerden bir ya da birkaçı tam iade ya da tazminde bulunmayı sağlamışlar ise, kalan diğer şeriklerin giderebileceği bir zarar kalmadığı için bu durumda bu şerikler yönünden iade veya tazminde bulunanların davranışına karşı duruş göstermeyenler yönünden rızaya bağlı olmaksızın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olacağı şeklindeki yerleşik Daire ve Ceza Genel Kurulu kararları çerçevesinde somut olayda; sanık ...'un temyiz dilekçesinde, suçtan kaynaklanan zararının bir kısmını ödediğine dair banka dekontu ibraz ettiği, bu durumda sadece zararı gidermeye katkıda bulunan sanık ... hakkında rızaya bağlı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirlik kazanacağı, diğer şerikler ... ve ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı kabul edilmekle Tebliğnamedeki, sanıklar ... ve ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin ibarelerin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından ''Sanığın 2. kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı CGTİHK'nun 108/3.maddesi gereğince hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanıklar ... ve ...'a duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemedikleri sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 04.07.2022 tarihli duruşmada SEGBİS yoluyla veya bizzat hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,
2. Sanık ...'un temyiz dilekçesinde, dilekçesine ekli banka dekontunda, katılanın zararının 1.240,00 TL'lik kısmını ödediğini belirtmesi, incelenen dekontta işlem tarih ve saatinin 04.07.2022, 08.59 olması, UYAP üzerinden yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyet kararının verildiği son duruşma zaptının, 04.07.20 22... .11'de oluşturulduğunun anlaşılması ve katılanın 04.04.2022 tarihli duruşmada "..sanıkların tüm zararımı gidermelerin istiyorum ancak kısmi iade halinde de sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını muvafakat gösteriyorum.." şeklindeki beyanı karşısında, katılandan bu husus sorulup sonucuna göre sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin ibarelerin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 Sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.