MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2271 E., 2023/2162 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçu için kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi uyarınca 2.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca “kararın kesin olmasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesince incelenebilecek kararlardan olmaması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268/3. maddesinin (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, dava dosyasının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için kurulan hükmün yapılan incelemesinde
5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Sanıklar hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, delillerin hukuka uygun toplanmadığı, delil olmadığından beraat kararı verilmesine, sanık ... mdafiinin temyiz isteminin ise somut delil olmadığı, şüphe olduğu ve fazla ceza verildiğine yönelik olduğu tespit edilmekle yapılan incelemede;
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'un müdafiisi olmadan karar verilmesi suretiyle yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
2. Şikâyetçinin suç tarihinde saat 00.00'da eşinin uyuduğunu, sabah saat 06:30 sıralarında hayvanlarının ahırda olmadığını fark ettiğini söylediği, sanıkların beyanlarında suç saatinin yer almadığı, suç saatini tespit eden kamera veya tanık gibi bir delilin de olmadığı, güneşin saat 06:50'de doğduğu ve gece vaktinin ise saat 05.50'de bittiğinin anlaşılması karşısında; suç saatinin net olarak tespit edilememesi nedeniyle suçun gece vakti işlendiği konusunda sanık ... lehine şüphe oluştuğundan 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanamayacak olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... için diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.