MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2292 E., 2023/2109 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, ''sanık hakkında tekerrüre esas alınan kaydın suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle mükerrirliliğe esas alınamayacağına, sanığın adli sicil kaydında görülen suç tarihinden önce kesinleşmesi olan başka bir ilamın mükerrirliğe esas alınabileceğine''; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/41 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihinin 26.02.2020 olduğu, suç tarihinden sonra kesinleştiği dikkate alındığında bu ilâm nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Büyükçekmece 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 kesinleşme tarihli ve 2018/364 Esas, 2018/296 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak "Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 kesinleşme tarihli ve 2018/364 Esas, 2018/296 Karar sayılı ilâmla hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle, diğer yönleri 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.