MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/206 E., 2023/1865 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca verilen, istinaf isteminin reddine dair karar itirazı kabil kararlardan olup, temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin başvurusunun itiraz dilekçesi olarak kabulü ile aynı Kanun'un 264. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,
2-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
3-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "Suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisindeki 04.07.2022 tarihli CD Çözümle Tutanağında sanığın gündüz vakti saat 06.50' de motosiklet tarzı bir araç ile motosikletin arkasına kasayı bağlayıp götürdüğünün görüldüğü ancak sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında iş yerine gece 00.00 sıralarında girdiğini ikrar ettiği, geceyi işyerinde geçirdiği, hava aydınlandığında, uyandıktan sonra iş yerindeki çelik kasayı götürdüğü somut olayda; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında suç tarihinde gece vaktinin saat 06.26'ya kadar devam etmesi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.02.2024 tarihli ve 2023/2-519 Esas, 2024/105 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; elverişli hareketlerle icrasına gece vakti başlanan suçun gündüz vakti tamamlandığının belirlenmesi, sanığın gece vakti katılanın işyerinde bulunmakla 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gerekçesinde de vurgulandığı üzere suçun gece vakti işlenmesinin getirdiği kolaylıktan faydalanması ve bu durumun katılan üzerinde daha da olumsuz bir etki bıraktığında kuşku bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.