İ T İ R A Z
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1220 E., 2023/737 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
İTİRAZA KONU KARAR: Bozma
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/18550 Esas, 2023/4459 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.11.2023 tarihli ve KD-2023/62474 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
1-İş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçuna ilişkin hükmün temyize tabi olup olmadığı hususu;
Sanık hakkında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1221 Esas sayılı iddianamesi ile "İşyeri Dokunulmazlığını İhlâl Etme" suçundan cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/826 Esas, 2022/232 Karar sayılı ilâmı ile işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2, 119/1-c, 53, 58. maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık ... tarafından istinaf edildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/1220 Esas, 2023/737 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesin olduğunun karara yazıldığı, hükmün temyiz edilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından düzenlenen 28.05.2023 tarihli tebliğname ile iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçuna ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca kesin olup temyizinin mümkün olmadığından bahisle temyiz isteminin reddi talep edildiği halde, Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/18550 Esas, 2023/4459 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, aynı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları," nın temyiz edilemez olduğunun açıkça hükme bağlanması karşısında;
İş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan verilen hükmün temyize tabi olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi yerine hükmün bozulmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
İş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçuna ilişkin sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın kesin olduğundan bahisle reddine, karar verilmesi talep olunmuştur.
2- Hırsızlık suçundan bozma gerekçesinin yerinde olup olmadığı hususu;
Sanık hakkında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1221 Esas sayılı iddianamesi ile "Hırsızlık" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 142/2-f, 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, iddianamede açıkça "Olay tarihinde Kızıltepe'de gece vaktinin 05.56'da sona erdiği, şüphelilerin hırsızlık eylemini 06.03'te bitirmeleri nedeniyle olayın gece vakti gerçekleşmediğinin anlaşıldığı," nın yazıldığı, aynı Kanun'un 143 maddesinin uygulanmasının talep edilmediği, yapılan yargılama neticesinde, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/826 Esas, 2022/232 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan eylemine uyan aynı Kanun'un 142/2-h, 142/2-f, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün gerekçesinde; "Suç tarihi olan 21.05.2021 tarihinde Kızıltepe ilçesinde UYAP'a göre güneşin saat 04.00'te doğduğu, yaz saati uygulaması nedeniyle bu saate 1 saat eklendiğinde güneşin saat 05.00'te doğduğu, aynı Kanun'un 6/1-e maddesi uyarınca saat 04.00'ten önceki zaman diliminin gece vakti olduğu, sanığın ise eylemini saat 05.50 sıralarında gerçekleştirdiği anlaşılmakla, suçun gündüz vakti işlendiği Mahkememizce kabul edilmiştir." ibaresine yer verildiği, sanık hakkında aynı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmadığı,
Somut olayda eylemin gece vakti işlendiğine dair iddia ve kabul olmamasına rağmen zorunlu müdafi atanması gerektiğinden bahisle bozma yapılmasının yerinde olmadığı bu nedenle;
Hırsızlık suçuna ilişkin hükmün CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
II. GEREKÇE
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2.h.2, 142/2.f, 116/2, 119/1-c maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kamu davası açıldığı, yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından aynı Kanun'un 142/2-f-h, 116/2, 119/1-c maddeleri uyarınca sırasıyla 6 yıl hapis cezası ve 12 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/1220 Esas, 2023/737 Karar sayılı ilâmı ile her iki suç bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanığın temyiz talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 28.05.2023 tarihli ve 2023/62474 numaralı Tebliğnamenin düzenlendiği, Tebliğnamenin uygulama başlıklı kısmında, ilk derece mahkemesinin hırsızlık suçundan uygulamasının aynı Kanun'un 142/2-f-h, 143, 53/1-2-3, 58. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin olduğu yazılmıştır.
Dosyanın ayrıntılı tetkiki neticesinde, dosya içerisinde bulunan Görüntü İnceleme ve Araştırma Tutanağına göre suç tarihi olan sanığın, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte yüzlerini kapüşon ve net olarak tespit edilemeyen bir cisimle gizleyerek, katılanın Lazersan isimli iş yerine geldikleri, saat 05.50 sıralarında sanığın iş yerinin duvarından aşağıya inerek içeri girdiği, saat 05.53 sıralarında iş yerindeki kabloyu aldığı, saat 06.03 sıralarında da aldığı kabloları duvar üstünde bekleyen kimliği tespit edilemeyen şahsa verdiği ve saat 06.11 sıralarında duvara tırmanarak iş yerinden çıktığının tespit edildiği, suç tarihi itibarıyla güneşin doğuş saatinin 05.56 olduğu, yaz saati uygulaması birlikte dikkate alındığında, saat 05.56 'ya kadar gece vakti olarak kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar sanığın iş yerinden çıkışı gündüz vaktine denk gelse de, eyleminin büyük bir kısmını gece vakti gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Somut olayda eylemin gece vakti işlendiğine dair iddia ve kabulün olmamasının sanığın eylemini gece vakti gerçekleştirdiği gerçeğini değiştirmediği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, atılı suçun hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; aynı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h-f, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve savunmanın bölünmezliği ilkesi dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/18550 Esas, 2023/4459 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.