T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/312 E., 2023/4263 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, görüntülerdeki kişinin sanık olmadığı, korku ve endişe ile ikrara dayalı ifade verdiği, zorunluluk hâlinin ve ilk araca ilişkin gönüllü vazgeçmenin mevcut olduğuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2)Mağdurun iş yeri karşısında arka arkaya park hâlinde bulunan iki araçtan birini düz kontak yaparak çalmaya çalışan, kısa süre sonra ise kapıları kilitli vaziyetteki diğer aracı çalarak boş arazide terk halde bırakan sanık hakkındaki somut olayda, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 2018/17-512 Esas, 2022/658 Karar sayılı 25.10.2022 tarihli kararı doğrultusunda, aynı zaman ve mekan birliği içinde ve tek bir iradi karara bağlı olarak ardışık hareketlerle araçlara yönelik biri tamamlanmış diğeri teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık eylemlerinin hukuki anlamda tek bir fiil oluşturduğu, araçların aynı mağdura ait olduğunun sonradan anlaşılması halinin sanık aleyhine yorumlanamayacağı, buna göre suçun aynı zaman diliminde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin de uygulanma koşullarının bulunmadığı, bu nedenle sanığın tek bir hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA,
dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.