İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ :
SAYISI: 2016/59 E., 2016/142 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Boçka Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2017 tarihli ve 2016/59 Esas, 2016/142 Karar sayılı ek kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında Boçka Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2016/59 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği; 30.10.2017 tarihli ek kararla ise, Adli Emanet Memurluğunun 2015/44 sırasında kayıtlı eşyanın müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 ve 55. maddelerinde düzenlenen müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadere kararları yönünden kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna başvurabileceği ancak bağımsız olarak verilen müsadere kararlarında ise karar tarihine göre ikili bir ayrım yapmanın gerektiği;
1-) Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden yani 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları yönünden 04.06.1936 tarihli ve 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile değişik 1086 sayılı Kanun'un 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmadığı belirlenecektir. Buna göre, 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen ve kesin olmayan kararlar temyiz kanun yoluna tabi olacaktır.
2-) 20.07.2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olacaktır.
Açıklanan nedenlerle;
5271 sayılı Kanun'un 256/1 ve 258. maddeleri uyarınca verilen 30.10.2017 tarihli bağımsız olarak verilen müsadereye dair ek kararın aynı Kanun'un 258/1. maddesine göre temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında; aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, hükümlü müdafiinin dilekçesi istinaf dilekçesi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli mercie iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.