T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1650 E., 2023/1858 K.
ŞİKÂYETÇİLER : ..., ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlemediğine, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerine dair değerlendirme yapılmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere göre yapılan incelemede;
1)Olay tutanağına göre kolluk görevlilerinin deprem sonrasında oluşabilecek hırsızlık olaylarını önlemek amacıyla devriye gezdikleri sırada saat 03.00 sıralarında hırsızlık şüphelisi şahısların yakalandığı anonsu üzerine olay yerine gidildiği, 8-10 kişilik bir grubun sanığın da içinde bulunduğu grubu "hırsız bunlar, etrafı gözetliyorlar" diyerek darp ettiklerinin görüldüğü, sanığın bu şekilde yakalanmasından sonra üzerinde yapılan aramada şikâyetçilerden çalınan malzemelerin bir kısmının olduğunun tespit edildiği, sanığın bu malzemeleri satın aldığını beyan ettiği, ancak suç saati ve meydana gelen deprem felaketi sebebiyle bu savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, üzerinden çıkan çalıntı malzemelerin yakalandıkları saate yakın bir zaman dilimi içerisinde şikâyetçilere ait iş yerlerinden çaldığının kabulünün gerekeceği anlaşıldığından, UYAP verilerine göre suç tarihinde gecenin saat 06.17'de sona erdiği tespit edilmekle; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
2) (1) numaralı bozma ilâmına göre; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-c ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.