MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1103 E., 2020/2804 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli, kesin ve objektif delil bulunmadığı; mahkûmiyet kararının yalnızca çelişkili katılan ve sanık beyanlarına dayandığı, sanığın son savunması ve son sözü alınmadan hüküm kurulduğu, kararının bozulması ve beraatine karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, ilk derece mahkemesince sanık hakkında tekerrüre esas ilâmlarının olduğu ve mükerrir olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infaz sonrası hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiş ise de en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınmasının gerekmesine rağmen birden çok ilamın tekerrüre esas alınmasının yasaya aykırı olduğu, ancak ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın, ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi nedeniyle bu durumun sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu, sanık aleyhine istinaf da bulunmadığından, dairece yapılan inceleme sırasında bu durumun eleştirilmekle yetinilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle kararının kaldırılarak düzeltilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün 6 numaralı bendinde birden fazla mahkemenin ilâmları sayıldıktan sonra "sadece mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuş olması 5275 sayılı Kanun'un 108/3- son cümle gereğince "hükümlü hakkında 2. defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, hükümde belirtilir" hükmüne rağmen ilk derece mahkemesi kararında bu hususun belirtilmemiş olması, aleyhe istinaf talebinin bulunmaması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince ikinci tekerrür konusunun sadece eleştiri sebebi yapılabileceği, kararda belirtilen ilamlardan en ağırı belirlenerek bu ilâm esas alınmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilebileceği gözetilmeden, "Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/111 Esas, 2013/359 Karar sayılı 06.05.2013 tarihli 28.05.2013 tarihinde kesinleşmiş 2 ay 15 gün hapis cezasının tekerrür uygulanmış ceza olması nedeniyle sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle esas alınması sanığın koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına" karar verilmesi suretiyle sana hakkında aleyhe bozma yasağı kurallarına aykırı uygulama yapıldığı anlaşılmakla bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün tekerrüre ilişkin bölümünden "Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/111 Esas sayılı 2013/359 Karar sayılı 06.05.2013 tarihli ve 28.05.2013 tarihinde kesinleşmiş 2 ay 15 gün hapis cezasının tekerrür uygulanmış ceza olması nedeni ile sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle esas alınmasına, sanığın koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına" ibaresi çıkarılarak yerine Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/367 Esas, 2007/224 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesi uyarınca verilmiş 1 yıl 6 ay 1 gün hapis cezasına ilişkin ilamın mükerrirliğe esas alınmasına, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması, suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.