MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 1997/1398 E., 1997/1117 K.
SUÇ: Hırsızlık
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/62284 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/06/2022 tarihli ve 2022/2355 esas, 2022/13059 karar sayılı ilamında yer alan " ...5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü ... Kazmacı yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddelerine aykırı davranılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden... BOZULMASINA... " şeklindeki açıklama ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki ... ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılmalar ile;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/05/2011 tarihli ve 2011/3-66 esas, 2011/96 sayılı ilâmında yer alan; "... Bu itibarla, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içeren yasanın 5237 sayılı Türk Ceza Yasası olması ve mahkûmiyet hükmünün de 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş olması halinde, uyarlama yargılaması özel düzenlemeyi içeren 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen usule göre gerçekleştirilmeli, bu iki koşulun birden oluşmadığı hallerde ise, genel düzenleme getiren 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddelerindeki yöntem uygulanmalıdır ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Sanık hakkında Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesince uyarlama yargılaması yapıldığı sırada duruşma açılarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle uyarlama kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlü ... hakkında Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.12.1997 tarihli ilâmın, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.04.1998 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kesinleşen ilâma yönelik uyarlama yargılaması yapılması talebi üzerine duruşma yapılmaksızın 16.12.2013 tarihli ek karar ile evrak üzerinden incelemeye konu karar verilmiş ve 5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesinde, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunlu olup, inceleme konusu dosyada da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında belirttiği hususların mevcut olduğu ve buna göre uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden, evrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2013 tarihli ve 1997/1398 Esas, 1997/1117 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.