MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/9 E., 2016/119 K.
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Katılan ...'ün 03.05.2016 tarihli itiraz talepli dilekçesinin "1. No'lu" bendindeki anlatımından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezalarına ilişkin hükümleri temyiz ettiği; sanıklar ... ve ...'nın 02.05.2016 tarihli itiraz talepli dilekçelerindeki anlatımlarından, katılan ...'a karşı mala zarar verme suçundan verilen adli para cezalarına ilişkin hükümleri temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Katılan ... ile Sanıklar ... ve ...'nın Temyiz İstemleri Yönünden
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından katılan ... ile sanıklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık ...'ün Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 27.04.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.