MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/185 D.İş, 2021/309 E., 2021/695 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın kabulü, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94271 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre;
Her ne kadar mercii Patnos Ağır Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuklar haklarında verilen cezaların 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile itiraz kabul edilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesinde "(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklinde düzenlemeye yer verildiği,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 03/10/2019 tarih ve 2019/617 esas, 2019/12136 karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/03/2015 tarihli ve 2015/4-222 Esas, 2015/48 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin daha lehe olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 231/7. maddesinde yer alan özel hüküm uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, ancak şartların gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi veya açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca açıklanması sırasında ise 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğunun mahkemece gözönüne alınması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu nedenle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocukların Türk Telekoma ait faal durumdaki kabloları kestikten sonra kabloların içindeki metali almak için kabloları yaktıkları olayda, suça sürüklenen çocukların kabloya bu şekilde zarar da verdiklerinden bahisle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan kablo ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı cihetle, itirazın bu yönden kabulü gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde farklı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;
A. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocukların Türk Telekoma ait faal durumdaki kabloları kestikten sonra kabloların içindeki metali almak için kabloları yaktıkları olayda, suça sürüklenen çocukların kabloya bu şekilde zarar da verdiklerinden bahisle, haklarında mala zarar verme suçundan da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan kablo ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/695 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, suça sürüklenen çocukların unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan BERAATLERİNE, tayin olunan cezaların çektirilmemesine,
III. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddine dair karara karşı kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;
A. GEREKÇE
Her ne kadar mercii Patnos Ağır Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunlu olduğu ve bu nedenle hırsızlık suçu için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile itiraz kabul edilmişse de,
5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesinde "(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklinde düzenlemeye yer verildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2015 tarihli ve 2015/4-222 Esas, 2015/48 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin daha lehe olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 231/7. maddesinde yer alan özel hüküm uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, ancak şartların gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi veya açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca açıklanması sırasında ise, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğunun mahkemece göz önüne alınması gerektiği gözetilmeksizin, merciince yapılan itirazın bu nedenle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/185 Değişik İş sayılı verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.