MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1966 E. 2024/2878 K.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I)Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenlemede gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde düşme kararına ilişkin herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II)Katılan temyiz talebinin incelenmesinde:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı aylık süre zarfında kurumun zararının giderilmesi durumunda düşme kararı verilmesinin mümkün olduğu, lehe vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında verilen düşme kararına istinaden, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik anılan hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un CMK'nın 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine" ibaresinin eklenmesi, suretiyle CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.